Genç çiftçinin sorumluluğunda iki ayrı işletme: Makineyle gelen güç

Alex Lyttle, right, with his father Roy.

Babasının izinden giden 27 yaşındaki Alex Lyttle, Kuzey İrlanda’da ailesinin sebze tarlalarında kilit bir rol üstlenmiş durumda. Toprak hazırlama, ekim, hasar ve satışa hazırlık aşamalarının tümünü yöneten Lyttle, aynı zamanda yakınlardaki 500 kW’lık biyogaz tesisinin yönetimi de devralmaya karar verdi

Sebze yetiştiriciliğiyle uğraşan yoğun bir çiftliği yönetmek hiç kolay değildir. Covid-10 pandemisi nedeniyle yerli ürün talebinin zirveye çıktığı bugünlerde ise durum daha da içinden çıkılmaz bir hale gelebilir. Yakınlardaki bir biyogaz tesisini işletmek için ayrılması gereken zamanı ve becerileri de buna eklediğinizde, tüm bunlardan sorumlu genç bir çiftçinin ne kadar zorlanabileceğini tahmin edersiniz. Ancak, yeni traktör ve makinelerden oluşan bir teknoloji filosu ile bu yük neyse ki bir miktar azaltılabiliyor. Alex Lyttle sadece 27 yaşında ve babası Roy ile birlikte Kuzey İrlanda’nın doğu sahillerinde, sebze yetiştiriciliği için en uygun bölgelerden biri olan Ards Yarımadası’nda çiftçilik yapıyor. Her yıl yaklaşık 68 hektarlık alanda sebze yetiştiren işletme, tohumluklarını dünyanın çeşitli yerlerinden alıyor ve mahsulü de Tesco, Avondale Foods, Henderson Group, Total Produce gibi büyük perakende zincirlerine satıyor.

Köklü bir kariyer değişimi

Çiftçilik, bu aile için oldukça yeni bir uğraş sayılabilir. Bu işi başlatan baba Roy Lyttle, öğrencilik yıllarının tatil dönemlerinde bir başka sebze çiftliğinde çalışıyordu. İlerleyen yıllarda, çalıştığı ofisi bırakıp, tam zamanlı bir işe kavuşmak üzere tekrar bu çiftlikte çalışmaya başladı. Alex Lyttle anlatıyor: “Babam, birkaç yıl sonrasında kendi mahsulünü yetiştirmek için kolları sıvamaya karar verdi. Ancak o dönemde sadece 1,5 akre toprağımız vardı. Dolayısıyla, küçük araziden yeterli geliri elde etmek için yüksek değere sahip bir mahsul yetiştirmek zorundaydı. Taze soğanda karar kıldı ve hasadıyla demetlenmesi fazlasıyla emek yoğun bir iş olmasına rağmen, işletmemiz tam olarak bunun üzerine kurulmuş durumdaydı. Sonrasında işler her yıl üstüne koyarak ilerledi ve müşteri tabanımız da aynı şekilde genişledi.” Bugün Lyttle çiftliğindeki ana mahsulleri pırasa ve taze soğan oluştururken, aynı zamanda maydanoz, kereviz, kırmızı pancar da yetiştiriyorlar. Son olarak, değerli bir müşterinin talebi üzerine salatalık lahanayı da ürün yelpazesine eklediklerini öğreniyoruz. Organik pırasa, lahana, mor brokoli ve patates de zaman zaman yetiştirilen mahsuller arasında yer alıyor. Lyttle devam ediyor: “Mekanik hasat yöntemlerine geçiş yaptığımız için, son beş yılda toplam pırasa hasadını artırmaya ve daha oturmuş bir mahsul döngüsü oluşturmaya odaklanmış durumdayız. Yetiştirdiğimiz pırasanın %80’i, burada ön paketleme yapıldıktan sonra satıldığı için, müşterilerimizin sıkı teknik şartnamelerine uygun mahsul sunmak zorundayız. Erken sezon pırasa için gerekli bitkileri Fas’tan getirtiyor ve Mart sonlarında don kalkar kalkmaz ekim yapıyoruz. Sonrasında, genellikle 12 Temmuz tatilinin hemen ardından hasada başlayana kadar, yaklaşık sekiz hafta boyunca mahsulün üzerini örtüyoruz. Ana sezon ve geç sezon pırasa içinse Hollanda’daki yetiştiricimizden yaklaşık 1,8 milyon adet bitki alıyoruz ve ayrıca yaklaşık 9 hektarlık alanda da doğrudan ekim yapmaya devam ediyoruz. Asıl olarak, yıllar boyunca en başarılı tip olarak gözlemlediğimiz Nunhams türünde mahsul yetiştiriyoruz. Temizlik, yıkama ve paketleme işlemleri tamamlandığında, elimize hektar başına ortalama 24 ila 29 ton mahsul geçiyor.”

Sezon başlıyor

İşletmede sebze yetiştirme döngüsü, yılın ilk günlerinde başlıyor ve kışlık mahsulün ekildiği sonbahar günlerine kadar aralıksız devam ediyor. Alex Lyttle, “Bahar soğanını, yılın başında olabildiğince erken ekmeye çalışıyoruz.” diyor ve şöyle devam ediyor: “Genellikle Ocak ayının son haftasında ekime başladığımızı görüyorum. Ancak, bu daima belli bir riski de beraberinde getiriyor. Taze soğan ekimi Mart’ta başlıyor ve Temmuz’a kadar her iki haftada 1,2 hektarlık alanda ekim yapmış oluyoruz. Baharda ekilen taze soğanın hasadı Haziran’da başlıyor ve Ekim ayı sonlarında tamamlanıyor. Kışlık taze soğan ise Ağustos ve Eylül’de ekilip sonraki yılın Nisan ayına, o yılın bahar ekimi mahsulü hazır hale gelinceye kadar hasat ediliyor.”

Alex ve Roy, işletmeyi her yıl biraz daha büyütüyorlar ve bu da daha fazla mahsulle ilgilenmeleri, daha fazla işgücü istihdam etmeleri anlamına geliyor. Tekrar Alex Lyttle’a dönüyoruz: “En eski müşterilerimizden birinin talebi üzerine, geçtiğimiz yıl beyaz lahana yetiştirmeye başladık. Bu ürünün, yetiştirdiğimiz diğer sebze türlerinden tamamen farklı bir familyadan gelmesi nedeniyle büyük bir potansiyel taşıdığını düşünüyoruz. Bu sayede mahsul döngümüze çok iyi uyum sağlayabiliyor. Şu anda daimi olarak çalıştırdığımız büyük bir ekibe sahibiz ve aksi de mümkün olamazdı. İşletmede 14 tam zamanlı çalışan var ve işçilerin geri kalanı Doğu Avrupa’dan, ağırlıklı olarak Bulgaristan’dan geliyorlar. Buraya yaklaşık altı ay süreyle çalışmak üzere geliyorlar ve genellikle her yıl aynı kişilerin geldiğini görüyoruz. Birbirimizi tanımamıza ve herkesin işini öğrenmesine olanak verdiği için bu devamlılık çok önemli. Taze soğan ve pırasa ekimi ile hasadının en fazla kızıştığı zamanlarında, işletmede yaklaşık 30 kişi görev yapıyor.”

Güçlükler

Özellikle hava durumu ve kimyasal kullanımı söz konusu olduğunda, elbette Alex gibi çiftçileri bekleyen bazı güçlükler de var. “Önceki mahsulden kalan artıkları ortadan kaldırmak ve ekim sonrasında mahsul ortaya çıkmadan önce elverişli bir fidelik oluşturmak için glifosat kullanıyoruz. Gilofosat kullanımı yasaklanırsa, tüm çiftçilerin büyük bir güçlükle karşı karşıya kalacağına hiç kuşku yok. Çünkü bu işi yapmakta kullanabileceğinin en ucuz ve etkili kimyasal bu. Glifosat yasaklanırsa, çevre açısından daha zararlı olacak başka kimyasal karışımları kullanmak zorunda kalacağımızı düşünüyorum. Bu ise durumu şimdikinden daha kötü hale getirecektir. Bir başka seçenek, sıra aralarına ekim yaparak daha organik bir yaklaşım izlemek, ancak bu durumda da müşterilerin ortaya çıkan ilave maliyetleri kabullenmesi gerekecek.”

Geçtiğimiz yılın Ekim ayı başlarında ortaya çıkan elverişsiz yağmur ve rüzgârlar, taze soğan sezonunun istenenden en az iki hafta kadar daha erken sonlanmasına yol açtı. Ancak çiftçiliğin doğasında bu var. Bir risk alıyorsunuz ve hava durumu da en iyi dostunuz ya da en büyük düşmanınız haline gelebilir. Pırasa, lahana, maydanoz ve kerevizde kışın hemen her gün hasada devam ettiğimiz için, yağışlı havalarda hasada da epey alışkın olduğumuzu söyleyebilirim.”

2020 bütünüyle kötü geçmedi

Geçtiğimiz yıl, genel olarak mahsul miktarı ve kalitesi çok iyi seviyedeydi. Ancak Nisan ve Mayıs aylarında baş gösteren erken kuraklık nedeniyle çeşitli güçlükler yaşadık ve mahsulün pek çoğunda çimlenme ve büyümenin devam etmesini sağlamak için en az üç kez sulama yapmak zorunda kaldık. Bu, normalde nadiren yaptığımız bir şey olsa da, son üç sezonun hepsinde, bir noktada sulamaya başvurmamız gerekti. Geçtiğimiz yıl bu konuda büyük çaba harcamamız gerekti ve Kuzey İrlanda’da sulama yapıldığını pek sık görmezsiniz. Buna hiç hazır sayılmazdık.”

Bölgedeki üç başka çiftçiyle bir araya gelerek, mahsul için herkesin yeterince su alabileceği bir düzen oluşturmayı başardık. Mevcut pandemide pek çok kişinin evde daha fazla zaman geçirdiğini ve hazır yemek sipariş etmek yerine yemek pişirmek için daha fazla zaman ayırdığını düşünüyorum. Sektörde bir değişiklik yapma hakkım olsaydı, gıda malzemelerinin nereden geldiği konusunda halkın eğitilmesini, ülkemizde yürürlükte olan müthiş gıda güvenliği ve hayvan sağlığı standartlarını halka anlatılmasını tercih ederdim.”

Özet: Covid-19 pandemisinin getirdiği kısıtlamalar sonucunda, yerli tarım ürünlerine yönelik talepte büyük bir sıçrama meydana gelmiş durumda. Alex Lyttle gibi sebze yetiştiricileri, hasat tarihlerinin sezonluk talebe uyumlu gitmesi için tüm bir yılı çok iyi planlamak zorundalar. Alex Lyttle açısından, yakınlardaki bir biyogaz tesisinin yönetimini de devralmış olması, idarecilik becerilerinin ciddi bir sınamadan geçtiği anlamına geliyor. Ancak bununla da kolayca baş edebilir gibi görünüyor. Elbette hava koşulları ve işgücüne erişim gibi kendi kontrolünün dışında kalan pek çok şey, önümüzdeki yıllarda da ciddi güçlüklerle karşılaşmasına yol açabilir.

Traktörler

Massey Ferguson 4245, 6160, 6455 (Trimble RTK otomatik dümenleme sistemi), 6480, 5713S, JCB Fastract 4220 ve silaj işleri ile biyogaz tesisini doldurmak için bir TM320 teleskobik yükleyici

Ekim ve toprak işleme makineleri

2 adet Agricola Italiana havalı ekim makinesi, Basrijs taze soğan ekim makinesi, Maschio 4,0 m döner kültüvatör, Lemken Heliodor 4,0 m disk, Overum dört sıralı döner pulluk

Römorklar

Kane 14 ton ve Richard Western 16 ton damperli römork, Kane 28 ton düz römork, Man 7,5 ton soğutuculu kamyon

Biyogaz tesisini yönetmek

Alex Lyttle, 2017 yılında, yakınlardaki bir biyogaz tesisini devralmaya karar verdi. Bu ise tesise yeterli malzeme ikmal edebilmek için daha da fazla mahsul yetiştirmesi gerektiği anlamına geliyordu. Alex, bu iş sayesinde, tesisin yönetimi için gerekli teknoloji ve makinelerin kullanımı konusunda da deneyim biriktiriyor. Lyttle, durumu şu şekilde özetliyor: “Son birkaç yıllık dönem, benim açımdan son derece telaşlı geçti. 2017’de, McFerran çiftliğinde, yani babamın çiftçiliğe başladığı yerde kurulu olan 500 kW kapasiteli biyogaz tesisini devraldım. Malzeme ikmali, bakım, çürümüş malzemeyi uzaklaştırma ve tesisin işletilmesi için gerekli tüm diğer işlerin yanı sıra, işletme için ikmal malzemesi sözleşmesi yaptım.” “Özetlemek gerekirse, sebze yetiştiriciliğine ek olarak, yaklaşık 81 hektarlık bir alanda, yılda dört kez hasat yaparak ot yetiştirmem, bir miktar silajlık mahsul ve mısır yetiştirmem, aynı zamanda bölgedeki çiftçilerden 60 hektarlık ot satın almam gerekiyor. Bu ise gerçekten zorlu bir öğrenme sürecinden geçmem anlamına geldi ve kimi zaman lojistiğe ilişkin kabuslarla baş başa kaldım. Ancak, bölgedeki yükleniciler ve dostlarımın yardımıyla şimdiye kadar işi iyi götürdük.” “Kendi çiftliğimizde de lahana ekim alanını genişletmeye çalışacağım. Ancak, bunun için yeterli müşteri talebinin bulunması gerekiyor. Bunun dışında, bir yıl kadar arkamıza yaslanıp işlerin oturmasını beklememiz gerektiğini düşünüyorum. Böylece işi nasıl yaptığımızı, verimliliği yükseltme için ne tür değişiklikler yapabileceğimizi daha net görebileceğiz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

9 + 15 =

scroll to top