HGT Tarım, ekilebilir arazilerin azalmasına karşı 1 milyon m2’lik tarım fabrikası kurmayı hedefliyor

HGT Tarım, gelecek yıllarda ekilebilir arazilerin azalmasına karşı artan taze ve organik gıda talebini karşılamak adına 1 Milyon m2’lik tarım fabrikası oluşturma çalışmalarını başlattı. PİMARGE ve Gebze Teknik Üniversitesi ile ortak yürütülen dikey tarım projesi için gerekli çalışmalara başlandı.

Hızla artan dünya nüfusu beraberinde gıdaya olan talebinde artışına neden oluyor.  İnsanlar hayatları boyunca taze meyve ve sebze tüketmeyi bekliyor. Artan şehirleşme ve sanayileşme nedeni ile azalan verimli topraklar, yaşanan iklim değişiklikleri ve tarım arazilerinin yeteri kadar sulanamaması nedeni ile insanların taze gıda talebini karşılamak her geçen yıl daha zor hale geliyor. Bu talebi karşılamak için kullanılan hormon ilaçları ve diğer tarım ilaçları ile daha fazla üretim yapılırken, üretimi yapılan taze gıdaların verimleri ve kaliteleri düşüyor. Pimtaş kuruluşu olan HGT Tarım, tüm yaşanan bu olumsuzlukların önüne geçmek, artan taze ve organik gıda talebini karşılamak adına 1 Milyon m2’lik tarım fabrikası oluşturma çalışmalarını başlattı. PİMARGE ve Gebze Teknik Üniversitesi ile ortak yürütülen Dikey Tarım projesi için gerekli tüm çalışmalar sürdürülüyor.

Akıllı Tarım Yatırımı

Dikey tarım uygulaması başlıca geleneksel metotlardan farklı olarak topraksız tarım yapabilmenin bir yöntemidir. Hiçbir toprak kullanılmadan tamamen su ile tarım yapılabiliyor. Dikey Tarım sistemi sayesinde tarım arazisine ihtiyaç duyulmaz, kullanılan su ise devir daim sistemi kullanılarak sürekli kullanılması sağlanıyor. Daha az su kullanımı ile daha çok verim elde etmemizi sağlar. Yetineceğimiz mineral ihtiyaçlarını suda karşılayan ürünler hiçbir gübreleme ilacı kullanılmadan, özel led ile ışıklandırılarak verimli hale getirilecek. Yaptığımız son çalışmalarımızda bir marul toprak da 60 günde 1 mahsul verirken, Akıllı Tarım sistemi ile bu süre 15 günde 1’e iniyor. Sürekli çalışan, özel yazılımlı otomasyonlarla kontrol edilen ürünler %100 organik olmaları dışında uygun fiyata taze ürün almak isteyen müşteriler için vazgeçilmez oluyor.

Şamil Tahmaz – Yönetim Kurulu Başkanı

“Projemiz ekonomiyi canlandıracak”

Geleneksel çiftçiliğin ekilebilir arazi gereksinimleri, gelecek nesiller için sürdürülebilir kalamayacak kadar büyük ve istilacıdır. Hızlı nüfus artış hızları ile kişi başına ekilebilir arazinin 2050 yılında 1970 yılına göre yaklaşık % 66 düşmesi bekleniyor. Dikey tarım geleneksel yöntemlere göre dönüm başına mahsul veriminin on katından fazlasına izin veriyor. Tropikal olmayan alanlarda geleneksel çiftçiliğin aksine, kapalı alanda yapılan çiftçilik yıl boyunca mahsul üretebiliyor. Tüm mevsimlik çiftçilik, tarla yapılan yüzeyin üretkenliğini ürüne bağlı olarak 4 ila 6 kat arttırıyor.

Tüm süreçler çevre dostu

Sistemde kullanılacak olan tüm ürünler tamamen geri dönüştürüldü. Dikey tarımla çevre sorunları tarım endüstrisi için daha az tehlikeli hale geliyor. Çiftçiler böcek ilacı gibi kimyasallar kullanmazlar, bu nedenle tüm süreç çevre dostu çalışıyor. Dikey tarımın sürdürülebilir çevre üzerinde önemli bir rolü var. Ayrıca zirai bilgiye ihtiyaç duyulmadan taze ve sağlıklı ürünler yetiştirmesine ve 365 gün üretim yapılmasına imkan sağlıyor. Projeye dair açıklamalarda bulunan Yönetim Kurulu Başkanı Şamil Tahmaz “%100 yerli ve milli imkanlarla hayata geçireceğimiz bu proje sayesinde ülkemizin doğal kaynaklarını korurken, milletimizin en çok ihtiyaç duyduğu gıda ürünlerine istedikleri zaman ulaşabilmelerini sağlamış olacağız. Ülkemizin en çok ihtiyacı olan şey üretmek ve daha çok üretmek” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 × 1 =

scroll to top