John Deere ile patateslerin cips yolcuğu

Türkiye’nin en büyük patates işletmelerinden biri olan Şeflek Tarım, yıllık ortalama 20 bin ton üretimiyle Konya’daki cips fabrikalarının patates ihtiyacını karşılıyor. Üretiminde ‘az insan çok makine’ prensibiyle hareket eden işletme, 50 – 420 beygir arasındaki 13 adet John Deere traktör filosu ve otomatik dümenleme sistemleriyle verimliliğini maksimum düzeye çıkarıyor

Sahip olduğu 148.333 dekar ekim alanı ve 612.000 ton hasat ile patates üretiminde Niğde’den sonra ikinci sırada yer alan Konya, Türkiye’nin patates üretimine ciddi katkı sağlıyor. Yaklaşık 10 yıl içinde patates ekim alanında yüzde 58’lik bir artışın yaşandığı Konya’da patates üretimiyle uğraşan Şeflek Tarım da yıllık ortalama 20 bin ton patates üretimiyle bölgede önemli görev üstleniyor ve dikkat çekiyor.

Kamil Şeflek – Şeflek Tarım Yöneticisi

Tarladan cips fabrikasına

“Kuru tarım yaparken yaşadığımız bazı olaylar bizi patates üretimine yönlendirdi” sözleriyle patates sektöründe nasıl giriş yaptıklarını özetleyen Şeflek Tarım Yöneticisi Kamil Şeflek, kendilerine ait ve kiraladıkları tarlalarda yıllık ortalama 20 bin ton patates üretimi gerçekleştirdiklerini söyledi ve şunları ekledi: “1994 yılında Şeflek Tarım’ı kurduk ve ilk olarak nakliye sektöründe faaliyetlerimize start verdik. 2000 yılında tohum ve gübre satışlarımız başladı. Kendimize ait tarım arazilerinde ayçiçeği ve buğday üretimi yaparken sonrasında iş ağımızı genişleterek patates üretimine de adım attık. Şu anda yıllık ortalama 20 bin ton patates üretimi gerçekleştiriyoruz. Mısır ve buğday üretimimizde var ama işimizin büyük çoğunluğunu patates oluşturuyor.” Son yıllarda patatesteki kar marjının düşük olması nedeniyle bazı çiftçilerin sektörden çekildiğini kaydeden Kamil Şeflek, yaşanan bu daralma nedeniyle önceki yıllara göre kendilerine ait tarlalarda patates ürettiklerini ifade etti. Ürettikleri patates çeşitlerinin sanayilik ve tohumluk olduğuna da dikkat çeken Şeflek, tarladan hasat ettikleri patatesi kamyonlara yükledikten sonra parmak cips için Konya’daki cips fabrikalarına gönderdiklerini söyledi.

Mekanizasyon ile sorunlar çözüldü

Hasat döneminde işlerinin çok yoğun olduğunu ve yaklaşık 60 kişilik bir ekiple çalıştıklarını ifade eden Kamil Şeflek, bu dönemde işçi bulma konusunda büyük sorunlar yaşadıklarını ve bu sorunlara aşmak için bu işi daha az insan daha çok makine ile yapmaya karar verdiklerinin altını çizerek şunları kaydetti: “Yılın belirli dönemlerinde işlerimizin yoğunluğu epeyce artıyor. Geçmiş yıllarda hasat döneminde tarlada çalışacak işçi bulma noktasında büyük sıkıntılar yaşıyorduk. Daha sonra bu sorunu aşmak için işlerimizi daha az insan daha fazla makine ile yapmaya karar verdik ve ihtiyaçlarımızı belirledik. Bu anlamda ilk olarak traktör yatırımıyla işe başladık. Önden ripper çekip arkasına da karık bağlayabileceğimiz bir traktör almak için işe koyulduk ve 2012 yılında John Deere 8335R’yi satın aldık. O yıl sadece John Deere 8335R ile kalmadı yatırımımız. Bunun yanında bir tane hasat makinesi ve 2 adet patates ekim makinesi satın alarak 450 bin Euro yatırım yaptık.”

Verimlilik…

Makinelerle çalışmaya başladıktan sonra hasat dönemde rahata kavuştuklarını ve verimliliklerini artırdıklarına dikkat çeken İşletme Yöneticisi Kamil Şeflek, “Traktör ve tarım makineleri olmasaydı mevcut işlerimizi yapmak için en az 250 işçi bulmamız gerekirdi. Tabi maliyetlerimiz de artmış olacaktı. Elbette traktörlerin ve makinelerin de belirli giderleri var ama en azından işçi bulma konusunda yaşadığımız sorunları makinelerde yaşamıyoruz ve işimizde herhangi bir aksaklık meydana gelmiyor.”

IVT şanzıman ve Isobas

Makine kullanmaya karar verdikten sonra ilk olarak traktör yatırımında bulunduklarını ve bu yatırımda da John Deere markasını tercih ettiklerine değinen Kamil Şeflek, traktörde aradıkları özellikleri şu şekilde sıraladı: “İşlerimizde hasat makineleri kullandığımız için bu makinelerde traktörün kuyruk mili, debisi, şanzımanı ve gücü çok önemli. Traktörde sonsuz şanzımanın olması makinenin performansını büyük ölçüde etkiliyor. Bu aradığımız özellikleri de John Deere markasında bulduk. John Deere traktörlerindeki IVT şanzıman, saatte 30 metreden 40 kilometreye kadar tüm süratleri hız aralıklarıyla ayarlayabilen ve herhangi aktarma olmadan bu işlemi yapabilen bir şanzıman türü. Bizim işlerimizde özellikle hasat makinesinin traktörle uyumu çok önemli. Bu iş sırasında tarlada istediğimiz sürati yakalamamız lazım. John Deere traktörlerindeki IVT şanzıman, sürekli traktörün üzerindeki yükü algılıyor ve ona göre tepkime veriyor. Açıkçası o hassasiyeti mükemmel bir şekilde ayarlıyor. Arkadaki ekipman ile traktörü birbirine bağlıyoruz. Arkadaki hasat makinesinin Isobus kablosu var. Bu Isobus tesisatını direkt John Deere’deki Isobus soketine takıp, bağlantı yaptığımız an da traktörümüzün ekranından ekipmanı rahatlıkla yönetebiliyoruz. Bu da işimizde traktör ve ekipman uyumunu sağlıyor ve sorunsuz hasat gerçekleştiriyoruz. Elbette bu özelliklerin aynı sıra traktörün dayanıklı ve sağlam olması da bizim için önemli kriterler. Açıkçası aradığımız tüm kriterleri John Deere markasında bulduk ve tercihimizi John Deere’dan yana kullandık.”

Traktör filosu tamamı John Deere

Makine parklarındaki 50 – 420 beygir arasında değişen 13 adet traktör bulunduğunu ve tamamının John Deere markasına ait olduğunu vurgulayan Kamil Şeflek, traktörleri hangi işlerde kullandıklarını şu sözlerle anlattı: “Traktörleri toprak hazırlama ve işleme ile hasatta kullanıyoruz. Parkımızda 50 beygirden başlayıp 420 beygir güce sahip olan John Deere traktörleri bulunuyor. Traktörlerin beygir aralıklarına göre yapacağı işleri belirliyoruz. Örneğin; 50 beygirlik traktörleri hafif işlerde, 80 beygirlik traktörleri ekim işlerinde, 110 beygirlik traktörleri daha ağır işlerde, 170 beygirleri tarla hazırlama ve hasatta, 420 beygirlik traktörümüzü de toprak işleme de kullanıyoruz.”

Sağlam, dayanıklı ve güçlü

Son olarak John Deere’dan satın aldıkları 420 beygir gücündeki John Deere 8730R ile Türkiye’nin en büyük traktörlerinden birine sahip olduklarına da dikkat çeken Şeflek, “Daha önce John Deere’ın 330 beygirlik traktörünü satın almıştık. Fakat büyük alanlarda ekim gerçekleştirdiğimiz için traktörde çift ekipman kullanalım, hızlanalım ve zamandan kazanalım diye düşündük ve John Deere’ın 420 beygir gücündeki 8730R serisini tercih ettik. İyi bir seçim yaptık, traktörden çok memnunuz” diye konuştu. Sağlam, dayanıklı, güçlü ve sorunsuz olması nedeniyle John Deere markasını tercih ettiklerini aktaran Kamil Şeflek, John Deere traktörlerini uzun yıllardan beri kullandıklarını ve bu zamana kadar sorun yaşamadıklarını aktardı ve konuşmasına şöyle devam etti: “Yılın belirli dönemlerinde çok yoğun çalışıyoruz. Bu çalışma sürecinde de John Deere’ın sağlam ve dayanıklı traktörleri sorun ve arıza çıkarmıyor. Sahip olduğumuz John Deere’ın tüm traktörleri dayanıklı, sağlam ve işlerimiz için güçleri gayet yeterli. John Deere traktörleri yaptığı iş ve sergilediği performansa göre oldukça iyi bir yakıt performansına sahip. Daha önce farklı marka traktörler kullanıyorduk ama sürekli olarak traktörlerde arıza yaşadığımız için parkımızın tamamını John Deere çevirdik. Parkımızdaki traktör markalarının tamamı John Deere olduktan sonra yaşadığımız sorunlar son buldu. John Deere’dan çok memnunuz. Başka bir traktör markası ile çalışmayı düşünmüyoruz. Şu anda yeni bir traktör ihtiyacımız yok. Yeni traktör ihtiyacımız olduğunda da yine tercihimizi John Deere’dan yana kullanacağız. Traktörlerin üzerindeki özellikleri de çok araştırdık ve bizim işlerimiz için hangi özellik faydalı olacaksa onların tamamını işlerimizde kullanıyoruz. Traktörleri kullana kullana ve üzerindeki özellikleri seçe seçe şu anda mükemmel traktörleri bulduk.”

Uydu sistemi ile verimlilik arttı

Şeflek Tarım, John Deere’ın traktörlerinin yanı sıra John Deere Otomatik Dümenleme sistemlerini de kullanıyor ve hassas tarım uygulamaları yaparak verimliliğini maksimuma çıkarıyor. John Deere uydu sistemi ile yılda 40-50 dekarlık bir alan kazandığını ve verimliliğini artırdığını belirten Kamil Şeflek, “Traktörlerimizin üzerinde bulunan uydu sistemi ile gece gündüz 24 saat çalışabiliyoruz. Daha önceki yıllarda tarlada sıra yaparken 5 santim boşluk bırakıyorduk, uydu sistemi kullanmaya başladığımız günden beri artık hiç boşluk bırakmadan sıra yapabiliyoruz. O da bize yılda 40-50 dekarlık bir alan kazandırarak verimimizi artırmamıza neden oluyor” dedi.

Ana hedef: Müşteri memnuniyeti

Şeflek Tarım ile uzun yıllardır iş ortaklığı yaptıklarını ifade eden John Deere Konya Bayi Metosan Tarım Makinaları Satış Müdürü Mehmet Akdeniz, Şeflek Tarım’ın John Deere’ın çeşitli traktörlerini ve uydu sistemini kullandığını söyledi. Mehmet Akdeniz, “Müşterilerle uzun süre çalışabilmek, iş ortağı haline gelebilmek ve onları memnun etmek için işinizi sürekli olarak iyi takip etmeniz gerekiyor. John Deere’ın yenilikçi ürünleri ve teknolojileri, çiftçilerimizin isteklerini karşılamasıyla beraber servis, yedek parça ve satış sonrası hizmetlerimizde sürekli müşteri memnuniyeti sağlamak için çalışıyoruz. Eğer bir müşteri üründen ve aldığı hizmetten memnunsa uzun yıllar sizlerle iş ortaklığı yapabiliyor. Şeflek Tarım bu iş ortaklığının bir örneğidir. Açıkçası biz sadece traktör satışı gerçekleştirmiyoruz. Bizim ana görevimiz müşterilerin yanında olmak ve onların istediği özelliklerdeki traktörleri getirmek ve onları kullandırmak. Tüm traktörlerinde arazi şartlarında ve tüm sezonlarda çalışabilir ve kullanılabilir sağlamaktır. Bu kapsamda Metosan Tarım Makinaları olarak gerek satış sonrası hizmetler gerekse servisimize yatırımlarda bulunuyoruz. Çiftçilere daha iyi nasıl hizmeti sunabiliriz üzerinde çalışmalarımız sürekli devam ediyor. Ana hedefimiz minimum maliyetlerle maksimum verimlilik sağlamaktır. Tüm müşterilerimizle uzun dönemli çalışmalar yapmak için elimizden gelen tüm gayreti göstererek her zaman onların yanında yer alıyoruz” diye konuştu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

2 − 2 =

scroll to top