Sütün kalitesini yem, yemin kalitesini “Claas” artırıyor

Bursa Karacabey’de 800 başlık modern bir çiftliğe sahip olan Marder Tarım ve Hayvancılık İşletmesi, hayvan başına günlük ortalama 30 litre süt üretimi gerçekleştiriyor. Süt kalitesini artırmak için kaba yemini de üretmeye başlayan işletme, Shredlage dane kırıcı teknolojisine sahip Claas Jaguar 860 kendi yürür silaj makinesi ile mısır sapı ve danesini daha sindirilebilir hale getirerek, yem kalitesini artırıyor

Karacabey’de 35 dönümlük bir arazi üzerine 13 bin metrekaresi kapalı olmak üzere modern bir çiftlik kuran Marder Tarım ve Hayvancılık İşletmesi, Almanya ve Avusturya’dan Simental Fleckvieh cinsi gebe düve ithal ederek girdiği hayvancılık işini profesyonelce sürdürüyor. Hayvancılık alanındaki son teknolojiler kullanılarak verimlilik ve karlılığın arttırıldığı çiftlikte yer alan inek ve buzağılar ise boyunlarındaki vericiler ile kontrol ediliyor.Hastalıktan Ari İşletme” sertifikasına sahip olan işletmede günlük 15 ton süt üretimi gerçekleştiriliyor. Alanında başarılı çalışmalara imza atan Marder Tarım ve Hayvancılık, süt kalitesini artırmak için de kaba yemini üretmeye başladı. Bu doğrultuda 6,5 milyon TL’lik makine ve ekipman yatırımında bulunan işletme, mısır silajında daha fazla verim elde etmek için Claas’ın Shredlage teknolojisine sahip Jaguar 860 kendi yürür silaj makinesini tercih etti. Profi Traktör Türkiye olarak Marder Tarım ve Hayvancılık Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Sol’la bir araya geldik ve işletmenin faaliyetleri ile Claas tercihini konuştuk.

Marder Tarım ve Hayvancılık Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Sol

Süt ve besi hayvancılığı

2017 yılında Almanya’dan ithal ettikleri gebe düve ile hayvancılık sektörüne giriş yaptıklarını belirten Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Sol, “Hayvancılık faaliyetlerimize kağıt üzerinde başladık ama belirli bir zaman sonra bu hesabımızın gerçek hayatta bir karşılığının olmadığını gördük” dedi ve sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Besi çiftliği kurma fikri ile yola çıktık ve ahırlarımızın altyapısının tamamını besi hayvancılığına uygun şekilde yaptırdık. Sonrasında fikir değiştirerek hem besi hem de süt hayvancılığına yöneldik. Kombine bir hayvan ırkı alalım diye düşündük ve Simental’da karar kıldık. İlk etapta bu ırktan çok fazla verim alamadık ve besi hayvancılığında başarılı olamadık. Bu nedenle besi tarafındaki çalışmalarımızı sonlandırarak tamamen süt hayvancılığına yöneldik.”

Teknoloji ve gübre yönetimi

Süt hayvancılığı yapmaya karar verdikten sonra çiftliklerini yeniden dizayn ettiklerini ve yurt dışından 370 adet daha Simental Fleckvieh cinsi gebe düve getirdiklerini kaydeden Sol, “Karacabey’de 7 ahırdan oluşan 13 bin metrekaresi kapalı olmak üzere toplam 35 bin metrekarelik alan üzerine kurulu modern bir tesiste çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Faaliyetlerimize 370 büyükbaş ile başladık. 3 yıllık süreçte hayvan sayımızı iki katına çıkardık. Şu anda çiftliğimizde 450’si sağmal olmak üzere 800 büyükbaş bulunuyor. 25 kişilik bir ekibimizin yer aldığı işletmemizde teknolojiye büyük önem veriyoruz. Bu kapsamda kullandığımız sürü yönetim programı sayesinde çiplerle tüm hayvanları 3 boyutlu olarak takip edebiliyoruz. Çipler, hayvanın gevişini, doğumunu, hastalığını süt verimini ve daha birçok bilgiyi bize haber veriyor. Biz bunu değerlendirip hayvana ne yapılması gerektiğini ölçüp biçip gerekeni yapıyoruz” dedi. Hayvan konforunu artırmak için ahırları ovanın ortasına değil daha havadar olan dağın eteklerine kurduklarını kaydeden Yönetim Kurulu Başkanı Sol, ayrıca ahırların gübre yönetimi ve farklı nedenlerden dolayı kademeli bir şekilde inşa edildiğini söyledi ve şunları ekledi: “İşletmemizde hayvanların konforunu üst düzeyde tutmaya çalışıyoruz. Bu nedenle hayvanların rahatlığı bizim için önemli. Hayvanların yattığı yerler sürekli temiz tutuluyor. Çiftliğimizde zaten gübre yönetimi sistemi kurulu. Ahırlarımızdaki sıyırıcılar yardımıyla hiçbir enerji ve maliyet harcamadan gübremizi, gübre çukuruna boşaltabiliyoruz. Daha sonra seperatör vasıtasıyla gübrelerimiz katı ve sıvı olarak ayrıştırılıyor. Katı gübremizi Sütaş’a satıyoruz, sıvısını da işlemiş olduğumuz 1600 dönüm arazide kullanıyoruz” dedi.

Hayvan başına 30 litre süt

İşletmede 450 sağmalın bulunduğuna dikkat çeken İsmail Sol, günlük ortalama 15 ton süt ürettiklerini söyledi ve sözlerine şöyle devam etti: “Hayvan başına günlük ortalama 30 litre süt üretimimiz mevcut. Avrupa’nın üstünde bir süt ortalamasına sahibiz. Günde 3 defa sağım yapıyoruz. 450 sağmaldan günlük ortalama 15 ton süt üretimi gerçekleştiriyoruz. Sütlerimizi, Bakır Helke Süt markası ile müşterilerimizle buluşturuyoruz.”

6,5 milyon TL’lik makine ve ekipman yatırımı

Sütün kalitesini arttıran en önemli faktörlerden birinin de yem kalitesi olduğunu vurgulayan Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Sol, kullandıkları yemin sadece yüzde 30’unu dışarıdan satın aldıklarını, büyük bölümünü ise kendi tarlalarında ürettiklerini söyledi. Sol, “Kaba yemimizi sözleşme usulü ile dışardan satın alıyorduk. Kaba yem aldığımız kişi özellikle mısırda kalitesiz mısır silajı getiriyordu. İstediğimiz kuru maddede mısır silajı getiremiyordu çünkü tonaj düşüyordu. Çok verimli bir çalışmamız yoktu. Düşük kaliteli yemleri yüksek fiyatlara aldığımızı fark ettik. Daha sonra Marder Tarım ve Hayvancılık olarak kaba yemimizi üretmek istedik ve çok kısa bir süre içerisinde 6,5 milyon TL’lik makine ve ekipman yatırımı yaptık. Şu anda 1600 dönümlük arazide mısır silajı ağırlıklı olmak üzere kaba yemimizi üretiyoruz” ifadelerini kullandı.

Shredlage teknolojisi

Makine yatırımında traktör, tarım ekipmanları ve Claas markasına ait bir silaj makinesini satın aldıklarına değinen İsmail Sol, Claas Jaguar 860 kendinden yürür silaj biçme makinesini tercih etmelerindeki en büyük faktörün makinedeki Shredlage teknolojisi olduğunu belirtti. Sol, “Silaj makinesi yatırımında saha araştırması yaptık. Araştırmamızda Claas’ın sahip olduğu Shredlage teknolojisi üzerine yoğunlaştık ve çok beğendik. Açıkçası yatırımda kararımızı etkileyen en önemli faktör Shredlage teknolojisi oldu. Süt hayvancılığında yem çok önemli ama yemin sindirilebilirliği çok daha önemli. Dolayısıyla Shredlage teknolojili Claas Jaguar 860 modeli, dane ve normal sapı daha sindirilebilir hale getiriyor. Shredlage teknolojisi, normal bir ürünü daha değerli kılıyor. Aynı ürünü diğer markaların makineleri ile biçtiğimizde Claas kadar iyi sonuçlar elde etmiyoruz. Claas’ın silaj makinesi tercih etmemizin en büyük nedeni üstün bir biçme teknolojisine sahip olmasıdır” şeklinde konuştu.

Claas Jaguar 860 ile verimlilik arttı

Shredlage teknolojisine sahip Claas Jaguar 860 kendi yürür silaj makinesi ile yem verimlerini artırdıklarına dikkat çeken Sol, “Claas silaj makinesi, silajın besin değerini yani sindirilebilirliğini artırıyor. Claas’ın dane patlatması diğer sistemlere göre çok daha kaliteli” ifadelerini kullandı. Claas Jaguar 860 kendi yürür silaj makinesinin muadillerine göre daha yüksek performans sunduğunu kaydeden Yönetim Kurulu Başkanı Sol, “Jaguar 860 serisi, emsallerine göre beygir olarak düşük. Yatırımın başında bu durumun bize olumsuz sonuçlar oluşturabileceğini düşünüyorduk. Fakat, makinedeki ezici sistem çok iyi ayarlandığı için makinenin beygir gücünü düşük tutulup performansı arttırılmış. Bundan dolayı da makine ile beklediğimizden çok daha yüksek performans elde ediyoruz” şeklinde konuştu.

“Asko’nun hizmetinden Claas’ın kalitesinden memnunuz”

Silaj makinesinin gücü, performansı ve verimliliğinin yanı sıra Asko İş ve Tarım Makinaları’ndan aldıkları satış sonrası ve servis hizmetinden de son derece memnun olduklarını dile getiren İsmail Sol, Claas’ın Türkiye’deki hizmetlerinin son derece kaliteli olduğunu söyledi ve şunları ekledi: “Silaj sezonu oldukça önemli bir dönem. Silaja başladığınızda 3 gün içerisinde silajı gömmek zorundasınız. Bu aşamada makineyle ilgili herhangi bir arıza yaşandığında bu sorunun en kısa zamanda giderilip işin devam etmesi gerekiyor. Silajda makine arıza yaptı ve iş aksadı diye bir lüksümüz olmuyor. Asko İş ve Tarım Makinaları’ndaki yetkililer, bu konuda oldukça bilgi sahibi. Özellikle sezonda çiftçilerin makineden kaynaklı bir aksaklık yaşamaması için çalışmalarını sürdürüyorlar. Bu nedenle Asko’nun satış sonrası hizmetlerinden çok memnunuz. Asko’nun satış sonrası hizmetleri kaliteli olmasaydı, Claas’ı tercih ederken düşünürdük. Claas çok kaliteli bir marka ama satış sonrası ve servis de önemli bir konu. Claas’ın piyasada bu kadar fazla tercih edilmesi, satış sonrası tarafında kaliteli ve sorunsuz hizmet sunmasının da katkısı olduğunu düşünüyorum.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

10 − 5 =

scroll to top