Tümosan Genel Müdürü Halim Tosun: “Pandemide traktör satışları arttı”

Yerli traktör ve motor üretimiyle tarım sektöründe kendini kanıtlayan Tümosan, pandemi döneminde satışlarını yüzde 113 artırdı. Ürettiği motorların gücüyle de rakiplerine göre avantaj sağlayan Tümosan, milli savunma sanayiindeki üretimleriyle de dikkatleri çekiyor.

Traktör motoru üretmek üzere 1981 yılında yola çıkan Albayrak Grubu şirketlerinden Tümosan, AR-GE çalışmalarıyla tarım sektöründen sonra Savunma Sanayi’nin yerlileşmesinde de Türkiye’de ilk sıralara yükselen marka oldu. Türkiye’nin ilk dizel motor üreticisi olarak başlayan serüvenine yerli traktör üretimiyle devam eden Tümosan’ın motor gücü, savunma sektörüne girmesine vesile oldu.

Halim Tosun – Tümosan Genel Müdürü

“Bu yılı büyümeyle kapatacağız”

Pandemiyle birlikte tüm dünyada olduğu gibi Türkiye de tarıma önem vererek iç pazara yöneldi. Buna bağlı olarak Tümosan traktörlerine ilgi bu yıl daha da artış gösterdi. Traktör grubunda 50 beygir ile 105 beygir arasında 200’e yakın model üreten Tümosan, 2020 yılında Nisan- Eylül aylarında, geçen yıla oranla yüzde 113 oranda satışları artırdı. Toplam Türkiye pazarında ise geçen yıla oranla yüzde 117 artış yaşandı. Konuyla ilgili bilgi veren Tümosan Genel Müdürü Halim Tosun, “Bu yılı yüzde 55-60 bandında bir büyümeyle kapatacağımızı düşünüyoruz” dedi.

 Traktör motorundan savunma sanayiine

Traktör sektöründe önemli ve süregelen başarılara imza atan Tümosan son yıllarda savunma sanayiinde de önemli projelere imza atma yolunda çalışmalarına hızla devam ediyor. Tümosan; motor, transmisyon, aktarma organları ve görev donanımlarına kadar yüzde 100’e yakın yerli ve milli zırhlı bir araç olan Pusat’ın prototipini üreterek standardizasyon testlerine başlamış ve yakın bir zamanda da Türk Savunma sanayinin kullanımına sunacak bir şirket haline geldi. Pusat’ın yanı sıra Tümosan, adını hava ve deniz savunma sistemlerinde de duyurdu. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki itici çekici vasıtaların motorlarından, Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde kullanılan Uçak Durdurma Sistemlerin (UDS) Geri Sarma Motorlarına kadar birçok farklı alanda geliştirdiği ürünler ile dikkat çekiyor.

50 ile 105 beygir gücünde 200 farklı model

Halim Tosun, “Konya’da 1,6 milyon m2 arazi üzerinde bulunan üretim tesisimizde, tam zamanlı yıllık 75 bin motor ve 45 bin traktör üretim kapasitesine sahibiz. Toprak işleme alet ve makinaları, ekim-bakım-gübreleme makineleri, hasat-harman makineleri, hayvancılık-taşımacılık ekipmanları olmak üzere 4 ana ürün grubunda 280’in üzerinde farklı tarım makinasının üretim ve satışını gerçekleştiriyoruz. Traktör grubunda ise 50 ile 105 beygir gücü arasında 200’e yakın model üretiyoruz” dedi.

 Ar-Ge yatırımları

Traktörün yanı sıra, farklı motor uygulamaları ile (marin, endüstriyel vb.) üretim ve satışlarının da mevcut olduğunu ifade eden Genel Müdür Tosun, “Ürünlerimizin tamamına yakın parçalarının üretimi fabrikamızda gerçekleştiği için yedek parça tedariki konusunda da her zaman hızlı aksiyon alabilmekteyiz. Bu başarıyı savunma sanayinde de gösterme gayesiyle 2014 yılında savunma sanayi için çalışmalar yapmaya başladık. Savunma Sanayi Başkanlığı’nın (SSB) yaptığı çağrıyla gelişen ihale dönemi sonucunda Tümosan ile SSB arasında Güç Grubu Geliştirme Proje Sözleşmesi imzalandı. Mayıs 2015‘te Tümosan Savunma A.Ş. firması kuruldu. O tarihten bu yana Tümosan savunma sanayii projelerinde hem aktif çalışmakta hem de “know-how” sağlamaktadır. Bu alanda kazanmış olduğumuz birikimimizi gelecek vizyonumuza taşımak istiyoruz. Türkiye’de kendi gelirine oranla tüm sektörler arasında Ar-Ge çalışmalarına en çok yatırım yapan firmalar arasında yer alıyoruz. Şu anda 460 çalışanımız var. Ar-Ge alanında 9 farklı departmanda 100’e yakın Ar-Ge mühendisi görev yapıyor. Mevcut Ar-ge çalışmalarıyla özellikle savunma sanayinde kullanılan motor ve güç gruplarının Türkiye’de geliştirilebileceğini ve üretilebileceğini göstermek istemekteyiz. Savunma Sanayi Başkanlığı’nın büyük katkı ve destekleriyle sürdürülen Ar-Ge çalışmalarımızla, Türkiye’nin, önümüzdeki yıllarda dünyada alanında söz sahibi bir ülke olacağını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

Savunma sanayindeki gelişmeler…

Tümosan’ın savunma sanayindeki çalışmaları hakkında bilgi veren Halim Tosun, IDEF 2019 fuarında test aşamasına gelen 8+1 senkromeçli otomatik şanzıman ile 01 Mart 2017 tarihinde Ar-Ge çalışması başlatılan tork konvertörlü tam otomatik şanzımanın endüstriyel prototipini tanıttık. Söz konusu fuarda ayrıca PUSAT için geliştirilen hibrit güç paketi ile Zırhlı Muharebe Araçları için geliştirilen “ALP Güç Grubu” dikkati çeken ürünlerimiz arasında yer aldı. PUSAT‘ın en önemli özelliği yüzde 100’e yakın yerli ve milli bir üretim olmasıdır. Tamamen Tümosan’ın kendi öz kaynaklarıyla geliştirilen aracın, geçtiğimiz günlerde uluslararası standartlarda mayın patlatma testleri de başarı ile gerçekleştirilmiştir. Sivil endüstriyel alanda 115 beygire kadar deniz araçlarına da motor sağlamaktayız ve bu alanda (Marin Motor) ürün çeşitliliğimizi artırmak konusunda önemli adımlar atmaktayız. Bu bağlamda Temmuz 2020’de Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Tersaneler Genel Müdürlüğü’ne (TGM) alt sistem testlerinin ardından 2 adet 450 beygir gücünde motor teslim ettik. Bu motorlar TGM uhdesinde kullanılan itici çekici vasıtalara takıldı ve hali hazırda bu motorların sistem seviyesi testleri devam etmektedir. Amacımız Deniz Kuvvetlerindeki tüm motorların yerlileştirilmesi. Yabancı menşeili ömürleri dolmuş motorları yerli üretimle değiştirerek bu alanda katkı sağlamayı hedefliyoruz. Marin alanında bu güçte bir motor, yerlileşme anlamında Türkiye’de bir ilk. Söz konusu motorların ARGE çalışmaları ve üretimi yine kendi öz kaynaklarımızla yapıldı. İlk olarak Deniz Kuvvetlerinin 500 beygir gücüne kadar olan ihtiyaçlarını karşılamayı planlamaktayız. Türk Silahlı Kuvvetleri envanterindeki araçlarımızın güç artırım ve modernizasyonu ile ilgili yapılan çalışmalar mevcut. Bu araçların ve motorlarının modernizasyonu ilgili Ar-Ge çalışmalarımız devam ediyor. Uçak durdurma sistemleri konusunda Savunma Sanayi Başkanlığı bünyesinde sürdürülen bir projede, geri sarma motoru tedariki konusunda çalışmaktayız. Askeri uçakların kısa mesafede durdurulmasını sağlayan bu sistemin motorlarını da biz üretmeye başladık. Söz konusu ürünün testleri ve kabul süreci tamamlandı” ifadelerini kullandı.

Yerli tedarikçilerle yerli ve milli motor üretimi

Yerli tedarikçilerle üretim serüvenine devam eden Tümosan, COVİD-19 pandemi sürecinde tasarım ve üretim süreçlerinde herhangi bir aksama yaşamadı ve yerli ve milli kaynaklarla 48 beygir gücünden 500 beygir gücüne kadar motor üreterek ülke ekonomisine katkı sağlamaya devam etti. Yerli motor üretiminin savunma sanayine etkisinden bahseden Tosun, “Türkiye’de zırhlı araç üretiminde yerli motor arayışına yanıt verecek firma arayışına Tümosan büyük destek sundu. Motor tasarım ve üretim kabiliyetimiz ile Türkiye’de, savunmada üretilen ürünlerin yerlilik oranının artmasına katkı sağlıyoruz. Savunma sanayiindeki yerli üretim zırhlı araçların mevcut yüzde 50-55 oranlarındaki yerlilik düzeyindeyken, yerli motor tedariki sayesinde yaklaşık yüzde 20’lik ilave artış oluyor. Böylece savunma ürünlerinde yerlilik oranı yaklaşık yüzde 75’lere kadar çıkıyor. Bu da yurtdışından ithal olarak alınan bir ürünün maliyetine kıyasla, yaklaşık yüzde 20 ila yüzde 50 oranlarında bir finansmanın ülkemizde kalmasına katkısı sağlıyor. Bizim en büyük gücümüz motor. SSB’nin öncülüğünde FNSS ile Tümosan 2019 yılı Aralık ayında yerli motor tedariki konusunda sözleşme imzaladı. Bu anlaşma kapsamında Özel Maksatlı Taktik Tekerlekli Zırhlı Araçlar Projesi’nin motor tedarikini üstlendi. Yaklaşık 36 ay sürecek olan bu projede çalışmalar hızla devam ediyor. Çalışmalar sona erdiğinde yerli üretimlerle beraber yurtdışı bağımlılığın azalmasına katkı sağlayacağız. Dolayısıyla bu kapsamda Türkiye’de üretilen yerli ve milli araçların yerlileşme oranı da artıyor. Yerlilik oranında motor, aktarma organları ve güç grubu finansal ağırlık olarak önemli bir unsur olması sebebiyle diğer yerli üretici firmaların da yerlilik oranlarının artmasına vesile oluyoruz. Yani yurt içinde üretim yapan yan sanayinin de yerlileştirilmesine katkı sağlıyoruz.  Türkiye’de doğrudan ve dolaylı olarak 530 tedarikçi firma ile çalışıyoruz ki bu durum Türkiye’nin kaynaklarının Türkiye’de kalması demektir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

eighteen − fifteen =

scroll to top